ANASAYFA
   POLİTİKA
   GÜNCEL
   DÜNYADAN
   ATATÜRK
   TEKNOLOJİ
   SİZDEN GELENLER
   GÜNÜN SÖZÜ
   DOSYALAR
   KURTULUŞ SAVAŞI
   ASKER POSTASI
   KIBRIS HABERLERİ
   RUM BASININDAN
   ASKER ŞİİRLERİ
   KÜLTÜR-SANAT
   KİTAP TANITIMI
   DUVAR KAĞITLARI
   MARŞLAR
   GÜNÜN SÖZÜ
   GAZETELER
   PPS SUNULAR
   MİZAH
 
GÜNÜN SÖZÜ
 Bir Devlet Soyuluyor
 Gerçek Şu Ki!..
 Farkında Olmalı İnsan...
 Büyük Sözlerle Konuşanların İç Dünyaları
 Hala Sizinleyse!...
VİDEOLAR
 Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları - 1944
 KIBRISTA RUM VAHŞETİ
 Vatikan'da Ölmek İstiyorum
 Türkiye'den Büyüleyici Görüntüler
 Gaz Odaları
 Biz Cumhuriyeti Böyle Kurduk
 SABAH BASTI GECEYİ

Linkler
  GENELKURMAY
  ANITKABİR TURU
  ANITKABİR
  HARP AKADEMİLERİ
  JANDARMA GN. KOM.
  Güvenlik Kuvvetleri
  TÜRK YILDIZLARI
  ASKER ALMA D.
  TOPLUMSAL TV
  GAZİLER DERNEĞİ
  RESMİ GAZETE
  ANAYASA MAHK.
  YARGITAY
  TÜRK DİL KURUMU
  TUBİTAK
  ZİRAAT BANKASI
  MERKEZ BANKASI
  VAKIF BANK
  HALKBANK
  TÜRKİYE İŞ BANKASI
  TCDD
  TÜRK HAVA YOLLARI
  OTELLER REHBERİ
  TÜRK TELEKOM
  HAVA DURUMU
  118 TELEKOM
  MİLLİ PİYANGO
  GÜMRÜKLER
  İDO HRKT SAATLERİ
  TRAFİK CEZA PUANI
  İSKİ FATURA SORG.
  PASAPORT İŞL.
  İGDAŞ FAT. SORGU
  VERGİ NUMARASI
  KİMLİK SORGULAMA
  İETT HAT SAATLERİ
  NÖBETÇİ ECZANELER

 Türk Ordusuna Şıkıdım'ı Söyletmeyin

...'ordu' esas itibariyle bir mistifikasyondur. Bir ulusun kendisinde olduğunu vehmettiği yüksek ahlâk, fedakârlık, cesaret, inanç, ölüme meydan okuma gibi, yüce değerleri temsil eder.


Yazar Alev Alatlı, Yeni Harman Dergisi’nden Başar Başaran’a ilginç değerlendirmelerde bulundu.

Ordu bir ulusun kendine vehmettiği değerleri temsil eder

Alatlı son dönemde orduya yapılan saldırıların olası sonuçlarını kendi üslubuyla şöyle anlattı: “Gelin, şunda anlaşalım; bizimki veya bir başka ulusunki, 'ordu' esas itibariyle bir mistifikasyondur. Bir ulusun kendisinde olduğunu vehmettiği yüksek ahlâk, fedakârlık, cesaret, inanç, ölüme meydan okuma gibi, yüce değerleri temsil eder. ‘Rusya, Rus ordusudur’ derlerken Ruslar, ifade ettikleri budur. Biz, çocuklarımızı “Paşam” diye severken, gelecek kuşaklar için temenni ettiğimiz vasıfları belirtiriz.
Kızıl Ordu, 1990ların başında kolu kanadı kırılıp, ünlü korosu “oynama şıkıdım şıkıdım” diye çadır tiyatrosu misali turneye çıkmaya mecbur bırakıldığında, Putin, onca gücüne rağmen Beslan’ı bile kontrolu altına alamadıydı. Eşkıya muamelesi yaptığınız bir komutanın verdiği ölüm emrine itaat edilmesini beklerseniz, çok hüsrana uğrarsınız.”

Türk Basını sarı basın oldu

Alev Alatlı, Türk Basını’nı ise “sarı basın” sıfatıyla eleştirdi. Alatlı Sarı Basın’ı şöyle tanımladı:
“Evet ‘sarı basın’ 1900’lü yılların başındaki ABD basınını tanımlamakta kullanılan bir kavramdır. O yıllarda birbirlerini iflâs ettirmeye yeminli iki medya patronu vardır, New York Journal’ın sahibi, William Randolph Hearst; diğeri, The New York World’ün sahibi olan rakibi Joseph Pulitzer. Hani siz diyorsunuz ya “bugün Türkiye’de basın tarafından oluşturulan yeni bir gerçeklik alanı” var diye, o yılların Amerika’sında da bu iki medya patronu ortaklaşa bir “düşman” yarattılardı: İspanya. Başkan Teddy Roosevelt, eşine ender rastlanan bir fırsatçılıkla, böylece yaratılan düşmanı ABD ordusunun gücünü sınamak için kullandı. Amerikan tarihinin “en anlamsız savaşı” olarak bilinen 1898 İspanyol savaşı böyle çıktı. Bu savaş, ne toprak, ne yeni pazarlar, ne ideolojik dürtüler, ne de onur korumak için girişilmiş bir savaştır. Bilmek istersiniz diye söylüyorum, bunlardan William Randolph Hearst, günümüzde 16 tanesi günlük, 49’u haftalık gazetelerine ilâveten ortağı olduğu 115 yayın organı, 17 kadar da dergisi olan Hearst Communications, Inc. isimli medya yığışımının sahibi. Çoğu halen bizde de basılan dergilerden Cosmopolitan, Esquire, Harper's Bazaar’ı hatırlarsınız. Hearst’ın ayrıca 28 televizyon kanalı olan bir de görsel karteli var ki, History Channel da bu kanallardan birisidir. History Channel’da yayınlanan belgesellerin ne denli sahici olabileceğine siz karar verin. Joseph Pulitzer ise günümüzde Nobel ödülünün Amerikan karşılığı olan Pulitzer Prize’ın hamisi olan adam. Sarı basının tanımlayıcı iki unsuru: “skandal tellallığı” ve “sansasyonalizm.” Meşru haberler, daha çok gazete satacağına inanılan gözalıcı manşetlere kurban edilir. Birinci sayfanın spordan, cinselliğe kadar çok sayıda haber içermesi adettendir. Bu haberlerin siyah-kalın puntolarla verilmeleri, renkli fotoğraf ve/veya çizimlerle desteklenmeleri de öyle. Günümüz Batı dünyasında sarı basına gösterilen örnekler arasında İngiliz “Sun” Alman “Bild” vardır.

Ulusal basınımızın önde gelen gazetelerini gözlerinizin önüne şöyle bir getirin. “Sarı Basın” kavramının ders kitabı örnekleri olduklarını göreceksiniz. “Sarı gazeteciliğin bir diğer özellliği de ‘menşei belirsiz haber kaynaklarına’ iltifat etmesi, ve utanmazlığa varan ölçülerde (unabashed) kendilerini övme temayülleri”dir, denir. En büyük gazete, en güçlü gazete, en yaman yazar gibi. Sarı basın konusundaki derinlemesine araştırmaların önde geleni Missouri üniversitesi Basın Yayın Fakültesi dekanı, tarihçi Dr. Frank Luther Mott’un 1941’de yayınlanan kitabı olması, üniversitenin basınla baş edebildiğini göstermesi açısından ayrıca önemli sayılır. Dr. Mott, sarı basının beş kriterini şöyle sıralar:
Çoğunlukla sıradan olayların büyük puntolarla ve korkutucu kelimelerle verilmesi (İstanbul, depreme teslim; Çocuklar yangında kebap oldu)
Bol bol resim veya illustrasyon kullanımı
Uydurma röportajlar, çift anlamlı kelimeler, sözde-bilimsellik, sözde uzmanların fetvaları
Bol renkli ilaveler, ekler
Düzenden muzdarip olanlara dramatik yandaşlık (Zabıta konducu Hatice teyzeye acımadı)

Sarı Basın, etik dışı habercilik yapar, haberleri sistematik bir biçimde kendi siyasi tercihleri yönünde saptırır, dramatize eder. Okuru, korkutur ya da uçurur. “Bilmesinlercilik,” kör döğüşüne revaç verir, düşünce ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırırken, Sarı Basın, katliamlara, darbelere münbit zemin hazırlar, bazen de Amerikan örneğinde olduğu gibi savaşlara neden olur.
Mamafih, Kardak krizini hatırlayanlar, Türk-Yunan savaşının kıyısından döndüğümüzü bileceklerdir. Güneydoğu’ya ilişkin haberleri irdelemeye dilim varmıyor. Sarı basın, hükümetler devirir. Seçim kazandırır, seçim kaybettirir, kurumları gözden düşürür ya da yüceltir. Ve tabii “bayağılaşma” olgusuna çanak tutar.”

Yargı sararırsa korku hakim olur

Alatlı son dönemde yargıda yaşanan gelişmeleri ise şu sözlerle yorumladı: “Yargı sarardığında, şu son olaylarda yaşadığımız üzere, mesela, hangi savcılar gurubunun yasalar, hangi savcı gurubunun bireysel heva ve hevesleri doğrultusunda hareket ettiğini bilemez oluruz. Cumhurbaşkanı seçmek için sahiden kaç oy gereklidir? Bunun kadar temel bir sorunun da yoruma tabi olduğunu görürüz. Öte yandan, siyaseti hizmet değil, itibar, kazanç ve menfaat kapısı gören siyasetçiyi ya da intihal yapan profösörü ne mahkûm eden, ne de aklayan yargı erki, inanılır olmaktan uzaklaşacaktır. Hükümler toplum vicdanı ile örtüşmezken, savcılar korku salar, yargıçlar dilleri lal eder. Korku, düşünce ve ifade özgürlüğünün başat düşmanıdır. Bu ülkeye yapılabilecek daha büyük bir kötülük düşünemiyorum."

Odatv.com


Toplumsal Haber
09 Mart 2010 03:34
Bu haber 181 defa okundu




Bu habere ilk yorumu siz yazın...


YORUM YAZ
İsim
Başlık
Yorumunuz


BU KATEGORİDE DİĞER HABERLER

   "Neden HAYIR" Sorusuna En İyi Cevap
   Yiğidim...
   Nasıl Eğitiliyorlar?
   KKTC Yaşayacak mı?
   Son Aşamaya Yaklaşıyoruz
   Sevr, Yeniden! Dün Yeniden Yaşanıyor
   Anadolu Elindeki Silahı Bırakamaz!..
   Çuval Vakasının Açılım Yüzü
   Açılım değil Menemen’in İntikamı
   Kubilay'ın Şehit Edilip Başının Kesildiği Yerde Astılar
   İşte Dersim Gerçeği
   Provakatif Suikastler
   Bir Şehit Babasının Mektubu
   Tokat'ta 7 Kınalı Kuzu
   Şehidimden Haber Var
   Vatanı Tek Başıma Müdafaa Ederim
   Mektubun Geldi
   Haberin Olsun
   Gençliğe Hitabe'nin 82 Yılı
   Sürüyor

SONDAKİKA HABERLERİ

   Hep Bana, Rab Bana Diye Diye Hukuku Guguk Yaptılar
   Başbakanla Patrik'in Gizli Anlaşması
   ABD, AKP'yi Kürt Devleti İçin Destekliyor
   Sömürü-Sömüren-Sömürge
   Yargısız İnfaza Karşı Ölüm Orucu
   Dersim Cumhuriyeti Hayırlı Olsun
   Evet Derseniz Bu Rezillikler Olacak!
   "Neden HAYIR" Sorusuna En İyi Cevap
   Zor Dönemin Genelkurmay Başkanı
   Zafer Bayramı Kutlu Olsun
   Eski Askerler de Ağlar
   AB'den Destek mi?
   Bölünelim mi? Referandumu!
   Kıyamet Ne Zaman Kopacak Türkiye’de?
   Hesap Vermenin de Sırası Vardır
   Suçluyorum
   Referandumda Hile Olur mu?
   Dünyaya Haykırıyorum ISLAH OLMADIM
   Liboşlara Açık Mektup
   Demokratik Özerklik-Ateşkes ve Referandum!

 

 Rauf R. DENKTAŞ
Oyuna Devam
 Ali ÖZOĞLU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na
 Hatice BAHTİYAR
Biz Hayat ve İstiklal İsteyen Milletiz
 Av. Serdar ÖZTÜRK
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Açık Mektup
 Hasan DEMİR
Şok İddia: AKP’nin Hedefi MHP’yi Kapatmak!
 Dr.A.Nazmi ÇORA
Türk Ülküsü
 Ali ERALP
Hep Bana, Rab Bana Diye Diye Hukuku Guguk Yaptılar
 İsmail Şefik AYDIN
Hanefi Avcı'nın Kitabı Bir Çığlıktır!
 Şuayip ÖZCAN
Kim Cahil?
 Aytekin GÜLEN
Namus Cephesini Düşürmek
 Fikret GÖKÇE
Bu Vatan Sahipsiz Değil!
 Makbule ÖTÜKEN
B Palanı Tehdit mi Yoksa Kandırmaca mı?
 Emine SÜTÇÜ
Hristofyas Sarayının Yönünü Değişsin
 İsmet KOTAK
Son Anket: Eroğlu %40.1;Talat %27.3
 Yılmaz DİKBAŞ
Türk Ordusu'na İçten Saldırı
 Cumhur UTKU
Bu Günlerde 30 Ağustos 1922 Gününü Anımsamak Gerekiyor
 Nurettin KURTULUŞ
Benden Olanlar ve Benden Olmayanlar!
 Cengiz YÜCAK
Dayan Türkiyem!
 Tahsin ATAİZİ
Son Pişmanlık Neye Yarar
 Mehmet AYCAN
Ateşle Oynamak....
 M. Salih ÖZBEY
Hangi Ülkenin Başbakanı Kalpazanlıkla Suçlanıyor!
 Salih Mehmet ERSOY
CTP +AKEL Koalisyonu Mu!?
 Oğuz Umut ZEREN
BAHAR
 Ahmet GÖKSAN
Uzlaşmazlık Uzlaşısı
 Emin GÜRSES
Dahili Teşkilat, Harici Siyaset
 Ersin TATAR
Ekonomik Tedbirler Kafa Karıştırdı

ÇOK OKUNANLAR
    Sömürü-Sömüren-Sömürge
    Başbakanla Patrik'in Gizli Anlaşması
    Hep Bana, Rab Bana Diye Diye Hukuku Guguk Yaptılar
    ABD, AKP'yi Kürt Devleti İçin Destekliyor

SAYAÇ
Topl. Ziyaretçi: 1.921.891
Çevrimiçi: 148

Piyasalar
İMKB 100
DOLAR 1.6815 YTL
EURO 2.2320 YTL
Toplumsalhaber.com - Tüm hakları saklıdır.   E-Posta: bilgi@toplumsalhaber.com