ANASAYFA
   POLİTİKA
   GÜNCEL
   DÜNYADAN
   ATATÜRK
   TEKNOLOJİ
   SİZDEN GELENLER
   GÜNÜN SÖZÜ
   DOSYALAR
   KURTULUŞ SAVAŞI
   ASKER POSTASI
   KIBRIS HABERLERİ
   RUM BASININDAN
   ASKER ŞİİRLERİ
   KÜLTÜR-SANAT
   KİTAP TANITIMI
   DUVAR KAĞITLARI
   MARŞLAR
   GÜNÜN SÖZÜ
   GAZETELER
   PPS SUNULAR
   MİZAH
 
GÜNÜN SÖZÜ
 Bir Devlet Soyuluyor
 Gerçek Şu Ki!..
 Farkında Olmalı İnsan...
 Büyük Sözlerle Konuşanların İç Dünyaları
 Hala Sizinleyse!...
VİDEOLAR
 Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları - 1944
 KIBRISTA RUM VAHŞETİ
 Vatikan'da Ölmek İstiyorum
 Türkiye'den Büyüleyici Görüntüler
 Gaz Odaları
 Biz Cumhuriyeti Böyle Kurduk
 SABAH BASTI GECEYİ

Linkler
  GENELKURMAY
  ANITKABİR TURU
  ANITKABİR
  HARP AKADEMİLERİ
  JANDARMA GN. KOM.
  Güvenlik Kuvvetleri
  TÜRK YILDIZLARI
  ASKER ALMA D.
  TOPLUMSAL TV
  GAZİLER DERNEĞİ
  RESMİ GAZETE
  ANAYASA MAHK.
  YARGITAY
  TÜRK DİL KURUMU
  TUBİTAK
  ZİRAAT BANKASI
  MERKEZ BANKASI
  VAKIF BANK
  HALKBANK
  TÜRKİYE İŞ BANKASI
  TCDD
  TÜRK HAVA YOLLARI
  OTELLER REHBERİ
  TÜRK TELEKOM
  HAVA DURUMU
  118 TELEKOM
  MİLLİ PİYANGO
  GÜMRÜKLER
  İDO HRKT SAATLERİ
  TRAFİK CEZA PUANI
  İSKİ FATURA SORG.
  PASAPORT İŞL.
  İGDAŞ FAT. SORGU
  VERGİ NUMARASI
  KİMLİK SORGULAMA
  İETT HAT SAATLERİ
  NÖBETÇİ ECZANELER

 Uluslararası Bilim Konseyi de İnanmadı

...“Ergenekon ağının var olup olmadığına dair yargının şimdiye dek hiçbir ayrıntı veya kanıt üretemediği”, Silivri sürecinde gerçekleştirilen polis operasyonlarının “çoğunun yasalara aykırı bir biçimde...


AKP eliyle inşa edilmekte olan liberal-muhafazakâr diktatoryanın doğrudan taarruz ettiği alanlardan biri olan Türkiye akademisinin hâl-i pür melâl’ine, nihayet, dünya bilim toplumundan da gayet açık tepkiler gelmeye başladı. Bunlardan en önemlisi, Uluslararası Bilim Konseyi’nin (International Council for Science), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) kendi bilim yayını Bilim ve Teknik için hazırlanmış Darwin ve evrim kuramı dosyasını sansürlemeye çalışması ile iktidar destekli Ergenekon soruşturması kapsamında haklarında neredeyse hiçbir kuvvetli şüphe ve ciddi delil bulunmayan, daha önce de hiçbir adlî suç kayıtları olmayan akademisyen ve bilim insanlarının, sabaha karşı düzenlenen polis operasyonlarıyla gözaltına alınmaları ve tutuklanmalarına karşılık kaygılarını dile getirerek harekete geçme kararı alması oldu. Bu önemli kararın gelişimini ve ayrıntılarını paylaşmakta fayda var.

Uluslararası Bilim Konseyi’nin ilk kaygıları, Mart 2009’da, TÜBİTAK’ın, yine TÜBİTAK’a ait aylık bilim ve teknoloji dergisi Bilim ve Teknik için hazırlanan özel Darwin ve evrim kuramı dosyasını sansürlediği haberlerinin Türkiye basınında bir hayli yer bulmasının ardından, bu gelişmenin Konsey’e bildirilmesiyle başlıyor. Konsey, bunun üzerine, üyesi de olan TÜBİTAK’a bir yazı yazarak bu gelişmeleri soracaktır. TÜBİTAK’ın Konsey’e açıklaması, Türkiye’deki tartışmalar sonrası basınla paylaşılanlardan farksız oluyordu; “sansür iddialarına yol açan kimi yanlış anlaşılmalardan” duydukları “üzüntü” ile “sonraki Haziran sayılarının büyük ölçüde Darwin ve evrime ayrılmış olduğunun” ifadeleri, basından da anımsanacaktır. TÜBİTAK’ın, açıklamasında, ayrıca, “ifade ve araştırma özgürlüklerine olan bağlılığını” bir kez daha tasdik ettiği bilgisi var.

Konsey, Türkiye’yi, baharda yaşananların ardından, Kasım 2009’da, Konsey’in alt komitelerinden, Bilimde Özgürlük ve Sorumluluk Komitesi’nin (Committee on Freedom and Responsibility in the Conduct of Science) Paris’te gerçekleştirilen yedinci toplantısında yeniden gündemleştirecektir. Türkiye’de art arda gelen gözaltı ve tutuklamalara, aynı toplantının son hâli 27 Ocak 2010’da açıklanan sonuç raporunda, “uluslararası kabul görmüş ve saygıdeğer akademisyenler” olarak kayda geçirilen, kimi hâlen görevli kimisi ise emekli öğretim üyelerinin de dahil edilmesi, gelişmelerin, bu kez Akademi ve Bilimsel Toplulukların Uluslararası İnsan Hakları Ağı (International Human Rights Network of Academies and Scholarly Societies) tarafından, Bilimde Özgürlük ve Sorumluluk Komitesi’nin dikkatine sunulmasına yol açıyordu.

Buraya kadar olan tüm bilgileri, işte bu yedinci Bilimde Özgürlük ve Sorumluluk Komitesi toplantısının andığım raporundan aktardım ve rapor üzerinden devam ediyorum. Taraftar basına servis edilenlerin “haber” olarak sunulmaları dolayısıyla her gün okuyup işittiğimiz “darbe” iddialarından, raporda da ancak birer “iddia”, alleged plans, olarak söz ediliyor. Dahası, Ergenekon’dan söz ederken, “sözde Ergenekon silahlı terör şebekesi” diyecek ölçüde dikkatli bir dil de dikkati çekmektedir. Demek, Silivri yargılamalarının temel savı, Bilimde Özgürlük ve Sorumluluk Komitesi gibi uluslararası kabul ve itibar sahibi bir kurulda da ancak “sözde” sıfatıyla anılacak ölçüde ciddiye alınabiliyor. Komite’nin raporu, ayrıca, Odatv’de de sıklıkla dile getirilen “Ergenekon menüleri” kavramına uygun bir yaklaşımla, “tutuklananların arasında bilinen kimi suçluların yanı sıra, düşünce ve ifade özgürlüklerini kullanmaktan fazlasını yapmadığına inanılan akademisyenlerin ve diğerlerinin de bulunduğunu” belirtmektedir. Rapor, “Başkent Üniversitesi Rektörü ve saygıdeğer organ nakli cerrahı” olarak anılan Prof. Dr. Mehmet Haberal başta olmak üzere önde gelen tutuklu akademisyenlerden 13’ünün bulunduğu, “eksik” olduğu teslim edilen bir listenin Komite için temin edildiği ve bu duruma dair bir makalenin, akademik değer ve özgürlüğün savunulması ve geliştirilmesi iddiasıyla yayın yapan University Values çevrimiçi bültende pek yakın zamanda yayımlanmasının beklendiği bilgilerini de veriyor. Raporun Türkiye ile ilgili kısmı, Komite üyelerinin, “TÜBİTAK’tan gelen ifade özgürlüğü taraftarı bildiriyle doğrudan çeliştiği görülen bu durumdan duydukları endişeleri ifade ettikleri” ve “kişilere ve üniversitelerin özerkliklerine yönelik tehditlerle sonuçlanan, AKP ve laiklik yanlıları arasındaki değerler kavgasının, uluslararası bilim camiasının kuvvetli bir yanıtını zorunlu kıldığını” bildirerek sona ermektedir. Komite’nin Türkiye’ye ilişkin aldığı karar ise Komite Başkanı’nın, TÜBİTAK’a, University Values adlı bültende konuya dair yayımlanan makalenin de iliştirildiği bir yazı yazmasıdır.

Makale ise çok daha açık yargılarda bulunuyor. University Values adlı bültenin Aralık 2009 tarihli yayınında, Akademi ve Bilimsel Toplulukların Uluslararası İnsan Hakları Ağı Şefi Carol Corillon’un imzası ve “Türk Hükümeti ve Üniversite Profesörleri Arasındaki Değerler Çatışması” başlığıyla yayımlanan makale, Mayıs 2009’da Ankara’da “on binlerce kişinin katıldığı” yazılan ikinci kuşak Cumhuriyet Mitingi’nden söz ederek başlamaktadır. Sanık konumundaki akademisyenlerin saygınlıklarından ve daha önce herhangi bir adlî vakaya karışmamış olmalarından burada da bahsedilirken bunların “özgürce konuşma haklarını kullanmalarına hükümetin bir yanıtı olarak görüldüğü” de ekleniyor ve bu durumun “akademisyen ve öğrencilerin, kendi görüşlerini, özellikle de laiklik yanlısı olanlarını, ifade ederken tereddüt etmelerine kesinlikle yol açtığı” da belirtiliyor. Makale, tutuklanan akademisyenlerin, her birinin ifade ve eylem düzeyleri değişik olsa da, laiklik yanlısı olduğu, “Ergenekon ağının var olup olmadığına dair yargının şimdiye dek hiçbir ayrıntı veya kanıt üretemediği”, Silivri sürecinde gerçekleştirilen polis operasyonlarının “çoğunun yasalara aykırı bir biçimde gerçekleştirildiği”, toplamda 15 bin sayfayı aştığı yazılan iddianamelerin “dağınım ve akla aykırı iddialar içerdiği” ve sonuçta “adaletin hakim olacağının ciddi ölçekte kuşkulu göründüğü” gibi tespitlerden de sakınmıyor. Corillon, yazısını, “kimisi ciddi sağlık sorunlarına sahip akademisyenlerin mahpusluğa ve kuvvetle muhtemel sarka sarka uzayacak bir yargılamaya tabi tutmanın ne adalete ne de yüksek eğitime yarayacağı” uyarısı ve tüm akademisyenlere yaptığı Türk akademisyenlerine ve üniversite özerkliğine sahip çıkma çağrısı ile sonlandırmakta ve daha önce bahsettiğim Komite kararındaki 13 akademisyenlik listeyi, her bir akademisyeni tanıtarak ve “eksikli bir liste olduğunu” not ederek, eklemektedir.

Diktatoryal bir yeni rejimin inşası sürecine ilk uluslararası tepkiler gelmeye başladı. Uluslararası bilim camiasındaki bu tepkilerin ne denli ilgiye mazhar olacağı ve ne ölçüde yaygınlaşacağı şimdilik bilinmiyor, fakat Türkiye’de yaşananlar için kullanılan “demokrasi” ve “normalleşme” söylemine, sürece biraz daha yakından bakanların hiç inanmadıkları görülüyor. Diktatorya, olmayan meşruiyetini, her cenahta ve artık söylem düzeyinde de yitiriyor.

Emre Özsuda
Odatv.com


Toplumsal Haber
10 Mart 2010 08:38
Bu haber 170 defa okundu




Bu habere ilk yorumu siz yazın...


YORUM YAZ
İsim
Başlık
Yorumunuz


BU KATEGORİDE DİĞER HABERLER

   Amerika’dan Kirli Tezgah!
   ABD'nin Afganistan Ganimeti Bir Trilyon $
   Ata Yurdunda Kirli Oyun
   Türk Siyasetinde Bir İlk
   ABD'den Ankara'ya Eylemci Ajan
   Hak, Hukuk, Hak Getire !..
   ABD'nin Irak'ta Yaptığı Vahşeti Anlattılar
   Sarkisyan'dan Yeni Bir Karabağ Tuzağı
   İslamcı Hükümet Yaylım Ateşi Başlattı
   Ermenilerin İştahı Açıldı
   ABD Atatürk'e Soykırımcı Dedi
   Gözaltılar Mücadeleyi Kızıştırdı İddiası
   Türkiye Heyecan Treni Gibi
   ABD’den Afganlara Müşterek Katliam
   TSK da Yeter Artık Dedi
   İran Nükleer Yakıt Üretimine Başlıyor
   AKP'ye Tokat Gibi Rapor
   ABD, Körfez’i Kuşattı
   İsrailliler Birbirine Girdi
   ABD, Yardım Maskesi Altında Haiti’yi İşgal

SONDAKİKA HABERLERİ

   Hep Bana, Rab Bana Diye Diye Hukuku Guguk Yaptılar
   Başbakanla Patrik'in Gizli Anlaşması
   ABD, AKP'yi Kürt Devleti İçin Destekliyor
   Sömürü-Sömüren-Sömürge
   Yargısız İnfaza Karşı Ölüm Orucu
   Dersim Cumhuriyeti Hayırlı Olsun
   Evet Derseniz Bu Rezillikler Olacak!
   "Neden HAYIR" Sorusuna En İyi Cevap
   Zor Dönemin Genelkurmay Başkanı
   Zafer Bayramı Kutlu Olsun
   Eski Askerler de Ağlar
   AB'den Destek mi?
   Bölünelim mi? Referandumu!
   Kıyamet Ne Zaman Kopacak Türkiye’de?
   Hesap Vermenin de Sırası Vardır
   Suçluyorum
   Referandumda Hile Olur mu?
   Dünyaya Haykırıyorum ISLAH OLMADIM
   Liboşlara Açık Mektup
   Demokratik Özerklik-Ateşkes ve Referandum!

 

 Rauf R. DENKTAŞ
Oyuna Devam
 Ali ÖZOĞLU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na
 Hatice BAHTİYAR
Biz Hayat ve İstiklal İsteyen Milletiz
 Av. Serdar ÖZTÜRK
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Açık Mektup
 Hasan DEMİR
Şok İddia: AKP’nin Hedefi MHP’yi Kapatmak!
 Dr.A.Nazmi ÇORA
Türk Ülküsü
 Ali ERALP
Hep Bana, Rab Bana Diye Diye Hukuku Guguk Yaptılar
 İsmail Şefik AYDIN
Hanefi Avcı'nın Kitabı Bir Çığlıktır!
 Şuayip ÖZCAN
Kim Cahil?
 Aytekin GÜLEN
Namus Cephesini Düşürmek
 Fikret GÖKÇE
Bu Vatan Sahipsiz Değil!
 Makbule ÖTÜKEN
B Palanı Tehdit mi Yoksa Kandırmaca mı?
 Emine SÜTÇÜ
Hristofyas Sarayının Yönünü Değişsin
 İsmet KOTAK
Son Anket: Eroğlu %40.1;Talat %27.3
 Yılmaz DİKBAŞ
Türk Ordusu'na İçten Saldırı
 Cumhur UTKU
Bu Günlerde 30 Ağustos 1922 Gününü Anımsamak Gerekiyor
 Nurettin KURTULUŞ
Benden Olanlar ve Benden Olmayanlar!
 Cengiz YÜCAK
Dayan Türkiyem!
 Tahsin ATAİZİ
Son Pişmanlık Neye Yarar
 Mehmet AYCAN
Ateşle Oynamak....
 M. Salih ÖZBEY
Hangi Ülkenin Başbakanı Kalpazanlıkla Suçlanıyor!
 Salih Mehmet ERSOY
CTP +AKEL Koalisyonu Mu!?
 Oğuz Umut ZEREN
BAHAR
 Ahmet GÖKSAN
Uzlaşmazlık Uzlaşısı
 Emin GÜRSES
Dahili Teşkilat, Harici Siyaset
 Ersin TATAR
Ekonomik Tedbirler Kafa Karıştırdı

ÇOK OKUNANLAR
    Sömürü-Sömüren-Sömürge
    Başbakanla Patrik'in Gizli Anlaşması
    Hep Bana, Rab Bana Diye Diye Hukuku Guguk Yaptılar
    ABD, AKP'yi Kürt Devleti İçin Destekliyor

SAYAÇ
Topl. Ziyaretçi: 1.921.889
Çevrimiçi: 148

Piyasalar
İMKB 100
DOLAR 1.6815 YTL
EURO 2.2320 YTL
Toplumsalhaber.com - Tüm hakları saklıdır.   E-Posta: bilgi@toplumsalhaber.com